Kulağın bölümlerini ve kulak ile doğrudan ilişkili organları etkileyen pek çok sorun, işitme kaybı nedenleri arasında sayılabilir. İşitme kaybına sebep olan temel faktöre bağlı olarak, işitme kaybı tedavi edilebilir veya kalıcı hale gelebilir.
Kulak, oldukça hassas ve karmaşık yapılı bir organ olduğu için, kulakta meydana gelen sorunlar ciddiye alınmadıkları zaman kalıcı hasarlara sebep olabilir. Bu sebeple, işitme sorunlarının uzmanlar tarafından erken teşhis ve tedavi edilmeleri oldukça önemlidir.
İşitme kaybı, her yaş grubunda görülebilen; yaşam kalitesini, iletişimi ve sosyal etkileşimi doğrudan etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen bu durum, çeşitli çevresel, genetik ve tıbbi faktörlerden kaynaklanabilir. İşitme kaybının nedenlerini doğru anlamak, hem erken tanı hem de etkili bir tedavi planı oluşturmak açısından büyük önem taşır.
Peki, işitme kaybı nedenleri nelerdir?
Bu yazıda, işitme kaybına yol açan en yaygın faktörleri ele alacağız.
Yaşa Bağlı İşitme Kaybı (Presbiakuzi)
İşitme kaybının en sık görülen nedenlerinden biri, yaşlanmaya bağlı gelişen işitme kaybıdır. Genellikle 60 yaşından sonra daha belirgin hale gelir. İç kulakta bulunan tüy hücrelerinin zamanla yıpranması, yüksek frekanslı yani daha tiz seslerin duyulmasını zorlaştırır.
Belirtileri:
- Kalabalık ortamlarda konuşmaları ayırt etme güçlüğü
- Tiz seslerde duyma azalması
- Televizyonu daha yüksek sesle dinleme ihtiyacı
Presbiakuzi doğal bir süreç olsa da, erken dönemde yapılacak odyolojik testlerle ve erken müdahale ile kontrol altına alınabilir.
Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı
Uzun süre yüksek sese maruz kalmak özellikle gençler ve çalışan yetişkinlerde yaygın bir işitme kaybı nedenidir.
Kulaklıkla yüksek sesle müzik dinleme, gürültülü iş ortamları, trafik ve endüstriyel makineler, silah sesleri gibi faktörler iç kulağa zarar vererek kalıcı işitme kaybına yol açabilir.
Gürültüye bağlı işitme kaybının kalıcı olmaması için:
- Gürültülü ortamlarda kulak tıkacı kullanmak
- Müzik sesini sınırlamak
- İş güvenliği önlemlerine dikkat etmek önerilir.
İşitmede azlık veya konuşulanları anlamada zorluk yaşanması durumunda hekim ve işitme uzmanlarına başvurulmalıdır.
Genetik Faktörler
Bazı insanlar, işitme kaybına genetik olarak yatkındır. Akraba evliliğinin bulunması, aile bireylerinde işitme kaybı öyküsü, doğuştan veya yaşamın ilerleyen dönemlerinde işitme kaybı riskini artırabilir.
Genetik nedenli işitme sorunu, her zaman doğuştan olmak zorunda değildir; yetişkinlikte de kendini gösterebilir.
Kulak Enfeksiyonları (Otitis Media)
Orta kulak enfeksiyonları özellikle çocuklarda sık görülür ve tedavi edilmezse kalıcı işitme kaybına neden olabilir.
Orta kulakta sıvı birikmesi, kulak zarında hasar, tekrarlayan enfeksiyonlar duyma fonksiyonunu olumsuz etkiler.
Erken tedavi, enfeksiyona bağlı işitme kaybının kalıcı hale gelmesini engeller.
Kulak Kirinin (Buşon) Birikmesi
Kulak kiri, kulağı koruyan doğal bir salgıdır; ancak fazla birikmesi işitme kaybına neden olabilir. Bu durum genellikle geçicidir ve uzman bir sağlık çalışanı tarafından kolayca giderilebilir.
Evde kulak çubuğu kullanmak ise kulağa zarar verebilir. Buşonu daha derine iterek sorunu büyütebilir veya derine doğru itilmesi sonucunda kulak zarına zarar verebilir.
Kulak Zarı Delinmesi (Perforasyon)
Ani basınç değişikliği, travma, yüksek ses patlaması veya enfeksiyonlar kulak zarının yırtılmasına neden olabilir. Bu da iletim tipi işitme kaybına yol açar.
Kulak zarı delinmesi (perforasyonu) çoğu zaman kendiliğinden kapanır; ancak bazı durumlarda ameliyat gerekebilir.
Ototoksik İlaçlar
Bazı ilaçlar işitme sinirine veya iç kulaktaki yapıya zarar verebilir. Bu ilaçlara ototoksik ilaçlar denir.
Örnek:
- Bazı antibiyotikler
- Kemoterapi ilaçları
- Yüksek doz aspirinin uzun süre kullanımı
Bu tür ilaçlar doktor kontrolünde kullanılmalı ve işitme sorunu fark edildiğinde hemen bildirilmelidir.
Meniere Hastalığı
Meniere hastalığı, iç kulakta sıvı dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Dönemsel baş dönmesi, kulakta çınlama, basınç hissi ve dalgalı (fluktuasyon) işitme kaybı ile kendini gösterir. Genellikle ataklar hâlinde seyreder.
Meniere semptom-kompleksiyle başvuran bir hastada tanı için aşağıdaki sıra izlenir;
- Anamnez
- Otolojik ve baş-boyun muayenesi
- Odyolojik inceleme
- Vestibüler inceleme
Tedavi kısmında birçok seçenek mümkün olmakla beraber bir kaçı şu şekildedir;
- Medikal tedavi
- Diyet (tuz, kafein vb.)
- Basınç tedavisi
- Cerrahi yöntemler
Meniere hastalığının tedavisi hem zor hem de tartışmalıdır. Kesin tedavinin en önemli engeli, altta yatan etiyolojisinin anlaşılmamasıdır.
İşitme Siniri Tümörleri (Akustik Nörinom)
Akustik nörinom, işitme ve denge sinirinde oluşan iyi huylu bir tümördür. Genellikle tek kulakta işitme azalması, çınlama ve dengesizlik gibi yavaş ilerleyen belirtilerle ortaya çıkar. Erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırır.
- İzlem (bekle–gör): Küçük ve yavaş büyüyen tümörlerde düzenli MR takibi yapılır.
- Radyocerrahi (Gamma Knife / CyberKnife): Cerrahi kesiye gerek olmadan tümörü kontrol altına almak için radyasyon uygulanır.
- Cerrahi müdahale: Büyük tümörlerde ya da bası yapan kitlelerde tümörün çıkarılması tercih edilir.
Tedavi planı mutlaka cerrahi ve odyoloji iş birliğiyle belirlenir.
Doğumsal Faktörler
Bebeklerde işitme kaybı, erken dönemde fark edilmeyebilir. Ancak, işitme kaybı olan bebeklerde bazı belirtiler gözlemlenebilir. Bebeklerde işitme kaybının en yaygın belirtileri arasında, çevredeki seslere tepki vermeme, seslere karşı aşırı duyarsızlık ve dil gelişiminde gecikme yer alır. Örneğin, işitme kaybı olan bir bebek, yüksek seslere tepki vermeyebilir ya da ismi söylendiğinde dönüp bakmayabilir. Ayrıca, işitme kaybı olan bebeklerde dil gelişimi daha yavaş olabilir ve bu bebekler, yaşıtlarına göre daha geç konuşmaya başlayabilir.
Bebeklerde işitme kaybı;
- Genetik nedenler,
- Gebelikte geçirilen enfeksiyonlar (kızamıkçık, CMV vb.),
- Doğum sırasında yaşanan komplikasyonlar
gibi birçok faktörden kaynaklanabilir.
Yeni doğan işitme taramaları, bu kayıpların erken teşhisinde büyük önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
İşitme kaybı her zaman önlenebilir bir durum olmasa da, birçok nedeni erken müdahale ile kontrol altına alınabilir. Gürültüden korunmak, düzenli odyolojik kontroller yaptırmak, kulak sağlığını ihmal etmemek, enfeksiyonları zamanında tedavi etmek işitme sağlığı açısından büyük önem taşır.
İşitme kaybına dair belirtiler yaşıyorsanız bir odyoloji uzmanı veya KBB uzmanına başvurmalısınız.
Evet, bazı işitme kaybı türlerinde ilerleme görülebilir.
İşitme cihazı kullanılmadığında ses uyaranları azaldığı için işitsel yollar ve beyin sesleri işlemekte zorlanabilir, bu da zamanla işitme performansının daha da düşmesine neden olabilir. Ancak ilerleme hızı kişiye ve işitme kaybının türüne göre değişir.
İşitme cihazı, işitme kaybını geçirmez; işitmeyi destekler ve ilerlemeyi yavaşlatır. Ne kadar erken başlanırsa, beyin o kadar iyi adapte olur. İşitme kaybı kalıcı durumdaysa devamlı cihaz kullanılmalıdır.
- Yaşam kalitesini çok yükseltir.
- Beyindeki işitme yollarının körelmesini engeller.
- Sosyal iletişimi güçlendirir.
- Beynin ses işlemleme yeteneğini aktif tutar (kullanmazsan azalır).
- Konuşmaları anlamayı kolaylaştırır.
Evet, hem şeker hastalığı (diyabet) hem de yüksek tansiyon (hipertansiyon) işitme kaybına yol açabilir. İşitme azlığını fark etme durumunda işitme uzmanlarına gitmeniz oldukça önem teşkil eder.



