Dünyada ve ülkemizde meslek hastalıkları arasında en yaygın sorunlardan biri gürültüye bağlı işitme kaybıdır. Yapılan çalışmalara göre ülkemizde yalnızca mesleki sebeplerle gelişen işitme kaybı olan birey sayısı 200.000’in üzerindedir.
Gürültü; genellikle hoş olmayan, rahatsız edici ve insan sağlığını olumsuz etkileyen sesler olarak tanımlanır. Bu sesler; trafik, inşaat çalışmaları, sanayi makineleri, eğlence mekânları ve kalabalık şehir yaşamı gibi birçok kaynaktan ortaya çıkabilir. Gürültünün şiddeti, süresi ve frekans yapısı; insanlarda hem fiziksel hem de psikolojik etkiler oluşturur.
Yüksek gürültü yalnızca kulaklarımızı değil, aynı zamanda ruh sağlığımızı ve yaşam kalitemizi de doğrudan etkiler. Bu nedenle gürültü konusunda farkındalık oluşturmak ve korunma yollarını bilmek büyük önem taşır.
Yüksek gürültü nedir, kaç desibel zararlıdır? Gürültüye bağlı işitme kaybı nasıl oluşur, nasıl korunulur? Tüm detaylarıyla öğrenin.
Desibel (dB) Nedir, Nasıl Ölçülür?
Desibel (dB), sesin şiddetini gösteren ölçü birimidir. Günlük hayatta genellikle “sesin yüksekliği” anlamında kullanılır. Bir ses kaynağına olan uzaklık ve sesin gücü arttıkça desibel değeri de yükselir.
Günümüzde ses şiddeti, ses ölçer cihazlar (sonometre) yardımıyla ölçülür. Bu cihazlar mikrofon aracılığıyla ortam sesini algılar ve desibel cinsinden sayısal değer olarak gösterir.
Desibel ölçümleri özellikle sanayi, inşaat, trafik ve havacılık sektörlerinde büyük önem taşır. Uzun süre yüksek sese maruz kalmak, kalıcı işitme kaybına ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle desibel ölçümleri aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği açısından da kritik öneme sahiptir.
Yüksek Gürültü Kaynakları Nelerdir?
Günümüzde teknoloji ve sanayinin gelişmesiyle birlikte şehir yaşamında gürültü seviyesi giderek artmaktadır. Özellikle kalabalık şehirlerde trafik, inşaat faaliyetleri ve insan yoğunluğu çevresel gürültüyü ciddi ölçüde artırmaktadır.
Yüksek gürültü yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik etkiler de yaratır. Gürültülü ortamlarda yaşayan bireylerde stres, sabırsızlık, gerginlik ve dikkat dağınıklığı daha sık görülürken; sessiz bölgelerde yaşayan bireylerde ruhsal açıdan daha dengeli tepkiler gözlenir.
En Sık Karşılaşılan Yüksek Gürültü Kaynakları
- Trafik ve araba sesleri
- İnşaat ve yol çalışmaları
- Fabrika ve sanayi makineleri
- Uçak ve havaalanı çevresi
- Konserler, eğlence mekanları
- Ev içi yüksek sesli elektronik cihazlar
Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı Nedir?
Gürültüye bağlı işitme kaybı, uzun süre yüksek sese maruz kalma veya ani şiddetli sesler sonucu iç kulaktaki (koklea) tüylü hücrelerin zarar görmesiyle oluşur. Genellikle kalıcıdır ve en sık yüksek frekanslarda işitme kaybı şeklinde ortaya çıkar.
Erken dönemde saf ses odyometri testinde genellikle 3000–6000 Hz aralığında karakteristik çentik (özellikle 4000 Hz) gözlenir. Ateşli silah patlaması, yüksek sesli makineler veya davul sesi gibi tek taraflı şiddetli seslerde işitme kaybı genellikle sesin geldiği kulakta daha fazla görülür.
Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı Belirtileri
Gürültüye bağlı işitme kaybı, çoğu zaman yavaş ve sinsi bir şekilde ilerlediği için erken dönemde fark edilemeyebilir. Bu nedenle birçok kişi işitme kaybının günlük yaşamını ne kadar etkilediğini geç fark eder. Özellikle uzun süre yüksek sese maruz kalan bireylerde aşağıdaki belirtiler sık görülür:
- Kalabalık Ortamlarda Konuşmaları Anlamada Zorluk:
Kafe, toplu taşıma, toplantı gibi gürültülü ortamlarda konuşmaları ayırt etmek zorlaşır. Kişi karşısındakini duysa bile ne söylediğini net olarak anlayamayabilir. - Kulak Çınlaması
- (Tinnitus):
Gürültüye maruziyet sonrası tek ya da iki kulakta sürekli veya aralıklı çınlama, uğultu, vızıltı sesi duyulabilir. Bu durum gürültüye bağlı işitme kaybının en erken belirtilerinden biridir. - Televizyon ve Telefon Sesini Yükseltme İhtiyacı:
Kişi farkında olmadan televizyon, müzik veya telefon sesini çevresindekilere göre daha yüksek seviyede kullanmaya başlar. - Tiz Sesleri Duyamama (Yüksek Frekans Kaybı):
Kadın ve çocuk sesleri, kuş sesleri, kapı zili ya da “s, f, ş, t” gibi ince ünsüzlerin algılanmasında güçlük yaşanır. - Konuşmaları Tekrarlatma İhtiyacı:
Birey sık sık “Bir daha söyler misin?”, “Ne dedin?” gibi ifadeler kullanmaya başlar. - Sosyal Ortamlardan Uzaklaşma:
İşitme zorluğu sosyal iletişimi zorlaştırdığı için kişi zamanla kalabalık ortamlardan kaçınabilir, bu da sosyal izolasyon ve özgüven kaybına yol açabilir. - Zihinsel Yorgunluk ve Konsantrasyon Zorluğu:
Sürekli duymaya çalışmak, kişide baş ağrısı, dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluk oluşturabilir.
Hangi Gürültü Seviyeleri Tehlikelidir?
Gürültüye bağlı işitme kaybı gürültünün hangi etkisine bağlı olarak gelişir sorusu, probleme sahip olmayan kişiler tarafından sorulmalıdır. Bu sorunun cevabını bilen kişiler, söz konusu sorunun ortaya çıkmasına sebep olabilecek ortamlardan uzak durarak işitme sağlıklarını koruyabilirler. Gürültüye bağlı işitme kaybı, ortamdaki sesin kulak zarının kaldırabileceğinin üzerinde bir seviyede olması sonucu ortaya çıkar.
Ses seviyesi, işitmeyi mümkün kılan kulak zarına zarar verir ve böylece kişiler çeşitli işitme sorunlarıyla karşı karşıya kalırlar. Bu sorunu yaşamak istemeyen kişilerin aynı zamanda ortamların genel anlamda Desibel değerlerini de bilmeleri gerekir.
Normal nefes alma: 10 dBA
- Fısıltı: 30 dBA
- Normal konuşma: 50 – 65 dBA
- Şehir trafik gürültüsü ve elektrikli süpürge: 80 – 85 dBA
- Havai fişek gösterisi: 140 – 160 dBA
85 dB ve üzeri ses kaynaklarının bulunduğu yerlerde kulağı gürültüden korumaya yönelik önlemler alınması gerekmektedir. Aksi halde bireyler kalıcı işitme sorunları ile karşı karşıya kalabilirler.
Gürültüye Bağlı İşitme Kaybından Korunma Yolları
- Yüksek sesli ortamlarda bulunma süresini sınırlayın
- Kulak tıkacı veya gürültü önleyici kulaklık kullanın
- Kulaklıkla müzik dinlerken ses seviyesini %60’ın altında tutun
- Evde ve arabada ses seviyesini kontrol edin
- Düzenli olarak odyometri testi yaptırın
Gürültüye Bağlı İşitme Kaybında İşitme Cihazının Rolü
İşitme cihazı yalnızca sesi yükseltmez; aynı zamanda konuşma seslerini ön plana çıkararak arka plan gürültüsünü azaltır. Gürültü baskılama sistemleri ve yapay zekâ destekli mikrofonlar sayesinde kalabalık ortamlarda bile daha net duyma sağlanır.
İşitme cihazlarının sağladığı avantajlar:
- Konuşmaları netleştirir
- Kulak çınlamasını azaltabilir
- Sosyal hayata katılımı artırır
- Zihinsel yorgunluğu azaltır
Cihaz seçimi mutlaka odyolog tarafından kişiye özel değerlendirme sonucu yapılmalıdır.
Sonuç ve Öneriler
Yüksek gürültü günümüzün kaçınılmaz çevresel risklerinden biridir. Özellikle 85 dB üzerindeki seslere uzun süre maruz kalmak kalıcı işitme kaybına yol açabilir. Gürültüye karşı alınan küçük önlemler, büyük işitme kayıplarının önüne geçebilir.
Düzenli işitme kontrolleri ve erken tanı sayesinde işitme kaybı kontrol altına alınabilir. İşitme sağlığınızı korumak için odyoloğunuza başvurmayı ihmal etmeyin.
Sıkça Sorulan Sorular
Oluşan hasar çoğu zaman kalıcıdır. Ancak erken teşhis ile ilerlemesi durdurulabilir ve işitme cihazıyla işitme desteği sağlanabilir.
Evet. Uzun süre yüksek sese maruz kalmak, iç kulaktaki hassas işitme hücrelerine zarar vererek gürültüye bağlı işitme kaybına yol açabilir. Bu kayıp genellikle kalıcıdır.
Evet. Kulaklıkla uzun süre ve yüksek sesle müzik dinlemek, işitme kaybının en yaygın nedenlerinden biridir. Özellikle maksimum ses seviyesinin %60’ını aşmamak ve uzun dinleme sürelerinden kaçınmak önerilir.
Hayır. Yüksek gürültü:
- Stres
- Uyku bozukluğu
- Dikkat dağınıklığı
- Yüksek tansiyon gibi birçok fiziksel ve psikolojik soruna da yol açabilir.



