İşitme, dış kulaktan başlayıp beyin korteksine kadar uzanan karmaşık bir süreçtir. Bu sistemin herhangi bir aşamasındaki anatomik veya fonksiyonel bir bozukluk işitme kaybına yol açabilir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre işitme kaybı, giderek artan prevalansı nedeniyle önemli bir küresel sağlık sorunudur.
İşitme kaybının doğru sınıflandırılması, uygun tanı ve tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından büyük önem taşır.
İşitme kaybı, bireyin sesleri algılamasında kısmi veya tam yetersizlik yaşaması durumudur ve yalnızca işitme duyusunun azalması değil; iletişim, sosyal yaşam, bilişsel fonksiyonlar ve yaşam kalitesini etkileyen çok boyutlu bir durumdur.
Her işitme kaybı aynı değildir. İşitme kaybının türü, işitme sisteminin hangi bölümünün etkilendiğini; derecesi ise kaybın şiddetini ifade eder.
Genel olarak işitme kaybı dört ana grupta incelenir:
- İletim tipi işitme kaybı
- Sensörinöral işitme kaybı
- Mikst işitme kaybı
- Santral işitsel işlemleme bozukluğu (CAPD)
Aşağıda tüm işitme kaybı türleri detaylı şekilde açıklanmıştır.
Bu makalede, İşitme kaybının iletim, sensörinöral, mikst ve santral türleri; etiyoloji, klinik özellikler ve tanı yaklaşımları çerçevesinde bilimsel olarak incelenmektedir.
İletim Tipi İşitme Kaybı (Conductive Hearing Loss)
İletim tipi işitme kaybı, ses dalgalarının dış kulaktan orta kulağa veya orta kulaktan iç kulağa iletilmesindeki mekanik bir bozukluk sonucu ortaya çıkar. Bu tür kayıpta iç kulak ve işitsel sinir genellikle sağlamdır; sorun sesin hedef bölgeye ulaşamamasından kaynaklanır.
Bu nedenle, dış veya orta kulaktaki herhangi bir bozukluğun etkisi, kokleaya ulaşan enerjiyi zayıflatmaktır. Bu şekilde, normal bir kulak tarafından algılanabilen bir ses, kokleayı olması gereken düzeyde uyarmak için yeterli büyüklükte olmayabilir.
İletim tipi işitme kaybı varlığında sesi normal olarak duymanın tek yolu kaynağına yaklaşmak veya sesini yükseltmektir.
Başlıca nedenleri:
- Dış kulak yolu patolojileri (buşon, yabancı cisim, dış kulak kanalı stenozu)
- Kulak zarı delinmesi (perforasyon)
- Orta kulak iltihapları (akut veya kronik otitis media)
- Orta kulakta sıvı birikimi (efüzyonlu otitis media)
- Östaki borusu fonksiyon bozukluğu
- Otoskleroz (orta kulakta kemikçiklerin hareketinin kısıtlanması)
Belirtileri:
- Seslerin boğuk veya düşük şiddette duyulması
- Tıkanıklık hissi
- Kişinin kendi sesini fazla yankılı duyması
- İletim tipi işitme kaybı, cerrahi ya da medikal tedaviye genellikle iyi yanıt verir.
Sensörinöral İşitme Kaybı (SensorineuralHearingLoss)
Sensörinöral işitme kaybı, iç kulak (koklea) veya işitme sinirindeki hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve çoğunlukla kalıcı nitelikte olan bir işitme kaybı tipidir çünkü hasara uğrayan yapılar (özellikle koklea içindeki saçlı hücreler) kendilerini yenileyemez. Günümüzde en sık görülen işitme kaybı türüdür. Bu kayıpta ses iç kulağa ulaşsa bile beyine iletilirken veya çözülme sürecinde sorun yaşanır
Başlıca nedenleri:
- Yaşa bağlı işitme kaybı (presbiakuzi)
- Gürültüye maruziyet
- Genetik faktörler
- Ani işitme kaybı (idiopatik nedenli)
- Ototoksik ilaçlar (kemoterapi ilaçları, aminoglikozid antibiyotikler vb.)
- Enfeksiyonlar (kızamıkçık, menenjit vb.)
- Travmalar (kafatası kırıkları, barotravma, akustik travma)
Belirtileri:
- Konuşmayı anlama zorluğu
- Kalabalık ortamda ses ayrımı güçlüğü
- Tiz sesleri duyamama
- Kalıcı veya ilerleyici karakter
- Çoğunlukla işitme cihazı veya koklear implant ile işitme sağlanır.
Sensörinöral kayıpta iç kulakta bulunan tüylü hücreler hasar görür ve bu hücreler kendilerini yenilemez; bu da tedavinin daha çok rehabilitasyona dayanmasına neden olur.
Mikst (Karma) İşitme Kaybı
Mikst tip işitme kaybında hem iletim tipi hem de sensörinöral kayıp aynı anda bulunur. Yani kulak kanalında veya orta kulakta bir mekanik sorun olduğu gibi, iç kulakta da hasar vardır.
Örnek nedenler:
- Kronik orta kulak iltihabı (otitis media) sonucu hem kulak zarı hem de kokleanın etkilenmesi
- Otosklerozun ilerlemiş olması
- Travma sonrası oluşan geniş kapsamlı kulak hasarı
Bu tür kayıpta tedavi, hem tıbbi/cerrahi girişimleri hem de işitme cihazı veya koklearimplant desteklerini bir arada gerektirebilir.
Santral İşitsel İşlemleme Bozukluğu (CAPD)
Santral işitsel işlemleme bozukluğu, bireyin işitsel sinyalleri fiziksel olarak duyabilmesine rağmen, bu sinyalleri beyinde doğru şekilde işlemede zorluk yaşaması durumudur.
İşitme bozuklukları; sadece odyogramda ölçülebilen bir hassasiyet kaybı olarak düşünülemez. İşitme kaybının eşlik ettiği veya etmediği başka işitme bozuklukları da vardır.
Tümör veya yer kaplayan başka bir lezyon gibi aktif, ölçülebilir bir hastalık sürecinden ya da travmadan veya felçten kaynaklanan hasardan kaynaklanan durumlarda, işitmede bir problem olmayabilir ama en önemli bulgumuz ‘duyuyorum ama anlamıyorum’ şeklinde şikayetlerin var olmasıdır.
Belirgin özellikleri:
- Kalabalık ortamlarda konuşmayı ayırt etmede güçlük
- Benzer sesleri karıştırma
- Normal odyometri sonuçlarına rağmen anlama güçlüğü
Santral işlemleme bozukluğunun en tipik özelliklerinden biri de çocuklarda akademik performansı etkilemekle birlikte derslerde başarısızlık ve odaklanamama problemleri yaratabilmektedir.
Sonuç:
İşitme kaybı farklı türlere ve farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen karmaşık bir sağlık sorunudur. İletim tipi işitme kaybı genellikle ilaçla ya da medikal çözümler ile tedavi edilebilirken, sensörinöral işitme kayıpları daha çok işitme cihazı ile rehabilitasyon gerektirir. Mikst tip işitme kayıpları her iki tipin özelliklerini taşır. Santral işitsel işlemleme bozuklukları ise daha detaylı test teknikleri kullanılarak özel değerlendirmeler gerektirir.
Doğru tanı için odyolojik testler , tıbbi muayene ve gerekirse MR VE BT görüntüleme yöntemleri birlikte kullanılmalıdır. Erken teşhis ve uygun tedavi ile işitme kaybı yaşayan bireylerin yaşam kalitesi büyük ölçüde artırılabilir.
- Ody. Elif Tokuş
Sıkça Sorulan Sorular
Nitelikli bir odyoloji testi, APD (işitsel işleme bozukluğu) değerlendirmeleri ve doğru işitme cihazı seçimi ile en sağlıklı çözüm sağlanır.
İşitme kaybının meydana gelebiliceği birçok sebep bulunmaktadır. Bu sebeplerin sonucunda işitme kaybı geçici veya kalıcı etki gösterebilir. Detaylı bir odyolojik değerlendirmenin sonucunda kaybın değerlendirilmesi sonuçlandırılabilir.
Kulak akıntısı sesin ilerlemesini engeller, öncelikli olarak kbb muayenesi yapılmalı ve uygun tedavilerin sonrasında işitme belirli aralıklarla değerlendirilmelidir.
İşitme kaybı olabileceği gibi olmama ihtimali de söz konusudur.
Stres ve yorgunluğa bağlı olarak ara ara kısık duyulabileceği gibi işitme kaybının habercisi de olma ihtimali vardır.
Odyolojik tetkikler sonucu emin adımlarla ilerlenmelidir.



